Bir gün bir
arkadaşım bana, "Sultan II.
Abdulhamid döneminde yaşasaydın, İttihatçı mı olurdun yoksa Sultan yanlısı mı
?" diye sormuştu" Bu soru üzerine biraz durmuş düşünmüş ve arkadaşıma ''O zamanlar hayatta olsaydım
İttihatçı olma ihtimalim vardı. Çünkü bugün severek okuduğumuz yazarların,
şairlerin hatta devlet adamlarının bile o zamanlar Abdulhamid'e muhalif ve bir
kısmının eski ittihatçılar olduklarını biliyoruz. Bunların içerisinde toplumun
en az Abdulhamid Han kadar sevdikleri saydıkları şahsiyetler olan Mehmed
Akif,Said-i Nursi, Kazım Karabekir vb. isimler vardı." dedim.Bu saydığım şahsiyetlerin bir kısmı daha sonradan Sultan'a haksızlık
ettiklerini, onu anlayamadıklarını söylemişler, bazıları ise fikriyatlarında
sabit kalmışlardır. Bugün geçmişe dönülüp bakıldığında Abdulhamid Han'ın
o zamanki uygulamalarının imparatorluğun çöküşünü yavaşlattığını ve milli
mücadele dönemine giden süreçte önemli rol oynadığını, hariçte ve dahilde
düşmanlara karşı bir mukavemet meydana getirdiğini bazı tarihçiler dile
getirmektedir.
Burada dikkat çekici olan husus toplumun bu iki taraf olarak
kabul edilen şahsiyetleri, sanki geçmişte bu insanlar zıt fikriyata sahip
değillermiş gibi sevip kabullenmeleridir. En basit örneği İttihad ve Terakki
Cemiyeti'nin üç büyük yöneticisinden birincisi olan Enver Paşa'ya muhabbet
besleyen insanların çoğu aynı muhabbeti II. Abdulhamid Han'a da besler. Enver
Paşa ve beraberindekiler değil midir ki 31 Mart Ayaklanması neticesinde
II.Abdulhamid Han'ı tahttan indirmişler ve dahi onlar değil midir ki
Payitaht'ta kalmasına müsade etmeyip Selanik'e sürgüne göndermişlerdir.
Kanaatimce insanımızın misal olarak verdiğim bu iki şahsa olan muhabbetinin
temelinde vatan sevgisi ve vatan için bir şeyler yapabilmek olgusu yatmaktadır.
Enver Paşa'da Sultan Abdulhamid'de şüphesiz ki bu vatanın selameti birliği ve
bütünlüğü için uğraş vermekteydi. Ne yazıktır ki bu şahısların görüşleri ve
yöntemleri arasındaki farklılıklar onları tarih sahnesinde şu anki konumlarına
getirdi. Unutmayalım ki bugün II.Abdulhamid Han'a Ulu Hakan diyenler, Enver
Paşa'ya da Hürriyet Kahramanı demektedirler... Bunun sebebini yukarıda
ziyadesiyle açıkladım.

Tam da bu noktada
bu konuyla ilgili olarak yeni okuyup bitirdiğim "Elveda Güzel
Vatanım" dan bahsetmek istiyorum size; Eski İttihat ve Terakki Fedaisi
Şehsuvar Sami'nin dilinden Cemiyetin 20 yılıyla birlikte 1.Cihan Harbi'ne
girişimizden Anadolu'yu müdafaa günlerimize kadar geçen süreci anlatan bu
roman, aynı zamanda karakterin yaşadığı yarım kalmış bir aşkı, pişmanlıkları ve
ikilemleri de içinde barındırıyor... Sultan II.Abdulhamid'in 31 Mart Vak'ası
neticesinde tahtan indirilmesinin ardından, Osmanlı yönetiminde tek söz sahibi
haline gelip partileşen cemiyetin, I.Cihan Harbiyle birlikte yok oluşuna giden
süreci, cemiyete yıllarını vermiş bir fedainin otobiyografisi tadında bize
sunan Ahmet Ümit'in bu romanı İttihad ve Terakki Cemiyeti'ni merak edenleri
ziyadesiyle malumat sahibi yapacak bir kitap. Sizlerin de bu kitabı okumanızı
içtenlikle tavsiye ederim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder